Saturday, August 08, 2009

İnternet kullanıcıları DİKKAT!


Virüsler, Trojan'ler, Worm'lar ve diğer malware'ler, yer yer kullanıcıların korkulu kabusu haline gelebiliyor.
Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan İnternet, artık gerçek hayatta gerçekleştirilen birçok aktivitenin kendisi üzerinden de yapılabilmesine olanak sağlayan, büyük bir portal. Ancak internet, tüm bu avantajlarına rağmen tehdit unsurlarıyla da kullanıcıların canını fazlasıyla yakabiliyor.

Virüsler, Trojan'ler, Worm'lar ve diğer malware'ler, yer yer kullanıcıların korkulu kabusu haline gelebiliyor. Bu nedenle internete bağlanan her bilgisayarın bu zararlılardan korunmak için bazı güvenlik yazılımlarıyla donatılması gerekiyor. Ancak iş, güvenlik yazılımlarını bilgisayarlara kurmakla bitmiyor elbette. Daha da önemlisi, kullanıcıların bilinçli bir şekilde internette dolaşması ve tehdit unsurlarını doğrudan bilgisayarlarına ulaşmasının önüne geçmesi... Peki güvenli bir şifre nasıl oluşturulur? İşte birkaç ipucu...

Şifreleriniz kaç karakter uzunluğunda olmalı?

Bugün için internet kullanıcılarının çok büyük bir bölümünün internet üzerinde bulunan en az bir adet hesabı bulunmaktadır. Bu hesaplar, e-posta, Facebook gibi sosyal ağlar ve banka hesapları olabileceği gibi, forum veya diğer üyelik hesapları da bu kapsama girmektedir.

Dolayısıyla internet üzerinde bir hesabı bulunan hemen herkesin güçlü bir şifreye de ihtiyacı vardır. Peki ama güçlü şifre nedir? Nasıl oluşturulur?

Güçlü bir şifre oluşturmak istiyorsanız, öncelikle şifrenizin yeteri kadar uzun olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Şöyle ki, 5 ya da 6 karakterli bir şifre oluşturmak, şifrenizin güvenliği için büyük bir zafiyettir ve hacker olmayan herhangi bir kullanıcı bile (lamer gibi) bu tür şifreleri kolayca çalabilmektedir.

Bundan dolayı, şifre oluştururken öncelikle şifrelerin en az 8 karakterden oluşmasına dikkat etmek gerekiyor. Tabii iş, 8 karakter uzunluğuyla da sınırlı kalmamalı. Bunun yanında şifrenizin rakam ve sembolleri de içermesi (5, 6, @ gibi) son derece önemli. Bu tür farklı harf/rakam/sembol kombinasyonunu şifrenizde kullandığınızda, şifrenizin güvenliğinin maksimum düzeye ulaşacağına emin olabilirsiniz.

Cümlelerin baş harfini kullanın

Şifre oluşturanların en büyük dertlerinden biri, şifrelerini daha sonra unutabilme olasılığıdır. Bu sebeple şifre oluşturma aşamasındayken, şifrenizi aklınızda kalıcı bir yer edinebilecek harf veya sayılardan oluşturmanız gerekiyor.

Bu bağlamda şifre oluştururken aklınızda kuracağınız bir cümlenin baş harflerini kullanarak da şifrenizi istediğiniz şekilde hazırlayabilirsiniz. Örneğin, "Benim İlkokul hocam Kamil Dönmez Er'dir" tümcesini ele alalım. Buradaki cümleyi çok iyi bildiğinizi ve unutmanızın çok zor olduğunu varsayalım. Bu şekilde şifremizi oluştururken "bihkde" harf kombinasyonuna ulaşırız.

Böylece çok iyi bildiğiniz bir tümcenin baş harflerini kullanmak suretiyle yepyeni ve güvenli bir şifreyi medyana getirebilirsiniz.

Cümleleri olduğu gibi şifre yapın

Ancak cümlelerin baş harfini kullanmak sizi tatmin etmemiş olabilir. Eğer farklı yöntem arıyorsanız, aklınızda kuracağınız herhangi bir cümleyi, olduğu gibi şifrenizi oluştururken de kullanabilirsiniz.

"Benİstanbulageldiğimde12yaşındaydım" gibi çok iyi bildiğiniz cümleler, bu konuda size fazlasıyla faydalı olacaktır. Yine de, dikkat edeceğiniz üzere cümlemizi yazarken karakterlerin arasında boşluk bırakmamaya veya özel işaretler (kesme işareti gibi) kullanmamaya özen gösterdik. Bunun sebebi ise bu tür işaretlerin bazı bilgisayarlarda problem çıkarabilme olasılığıdır.

Sonuç olarak bu tür uzun cümlelerle de kendi özel ve uzun şifrenizi kolayca oluşturabilirsiniz.

Sizin için özel olanları şifrenizde kullanın

Tüm bunların dışında, şifre oluştururken hayatımızda yer eden bazı eşya veya kelimelere de şifremizde yer verebilir.

Mesela gittiğiniz üniversitede sevdiğiniz bir hocanın ismini, uzun yıllar kullandığınız cep telefonunuzun modelini (marka ismi olmaksızın) ve en sevdiğiniz çizgi film karakterinin ismini bir araya getirecek orijinal bir şifre oluşturabilmeniz mümkün.

Örnek vermek gerekirse, "elif6600örümcekadam" şeklinde bir şifre oluşturduğunuzda, bu şifrenizin başkalarında bulunması son derece güç olacaktır. Ancak dilerseniz, bu şifreyi oluştururken de @ gibi özel sembollerden de faydalanabilirsiniz.

Parola oluşturucusunu kullanın

Tüm bu adımları bir yana bırakalım ve başımızı iki elimizin arasına alıp düşünelim: "Kendi oluşturduğum şifreye pek güvenemiyorum, bu konuda bana yardımcı olacak bir yazılım olsa ne iyi olurdu."

Doğrusu, bu tür bir düşünce aklınızdan geçtiyse size müjdeyi hemen verelim: Evet, böyle bir program var; hatta birden fazla var. Kullanıcıların kendi başlarına oluşturduğu şifreler bazen kullanıcıları tatmin etmeyebiliyor. Bu tip durumlarda ise özel şifre oluşturma programları veya portalları devreye giriyor ve kullanıcıların isteğine göre, son derece spesifik ve güçlü bir parola meydana getirilebiliyor.

Şarap, kadınların cinsel arzusunu artırıyor



Uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, günde bir veya iki kadeh şarap içen kadınların diğer kadınlara oranla cinsel arzularının daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Kırmızı şarabın kadınlarda vücudun anahtar alanlarına kan akışını arttırdığını söyleyen İtalyan araştırmacalar, güçlü bir antioksidan olan (sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyucu maddeler içeren) kırmızı şarabın az içilirse kalbe faydalı olduğunu ve aynı zamanda güçlü bir afrodizyak içerdiğini belirtti.

Araştırmaya başlamadan önce katılımcıların cinsel hayatını incelediklerini belirten uzmanlar, "İlk önce katılımcıları 3 farklı gruba ayırdık. Yeşil çay içenler, alkolü fazla tüketenler ve kırmızı şarap içenler şeklinde" açıklamasında bulundu.

50 ile 18 yaş aralığındaki 800 kadının üzerinde yapılan araştırmada, bu 3 gruba seks hayatıyla ilgili sorular soruldu ve libidoları ölçüldü. Yapılan bu araştırma sonucunda günde iki bardak kırmızı şarap içinlerin kadınların oluşturduğu grup, diğer iki gruba göre cinsel arzularının daha yüksek olduğuı görüldü.

Bu araştırmada şarap içen kadınların cinsel istekleri yüzde 27,3 olduğu gözlenirken, günde bir bardak içenlerin yüzde 25,9, içmeyenlerin ise yüzde 24,4 olduğu ortaya çıktı.

Blog yazarları dernekleşti


Bloglar, internet dünyasının haber alma ve bilgi paylaşımı için başvurulan en önemli kaynakları. Artık blog yazarlarının da bir derneği var. Ankara'daki dernek, blogların etki alanını genişletmeyi, kalitesini ve üretimlerinin değerini artırmayı amaçlıyor.
Blogların son yılların önemli bilgi paylaşım mecraları olduğunu biliyoruz. Blogları üzerinden yeni bir teknolojik ürünü deneyip fikir veren de var, yemek tariflerini, annelik ya da babalık heyecanlarını paylaşan da. Kısacası blog dünyası renkli, büyük bir dünya. Şimdi de blog yazarları kendilerine bir dernek kurdu. Bu konudaki adım Ankara"dan geldi. Mayıs ayında kurulan İnternet Blog Yazarları Derneği"nin öncülerinden Erkut Ergenç"e blog yazarları derneği hakkında soru yönelttik.

Daha önce birçok sosyal ve kültürel faaliyete imza atmış olan bir grup internet ve blog yazarı tarafından kurulan dernek bu alandaki tek oluşum. �Dernekleşmeye gerek var mıydı?� diyoruz. Ergenç"in yanıtı, �Aslında sivil toplum, bizim için gereklilikten ziyade bir ihtiyaç ve paylaşımı ifade etmektedir. Biz halihazırda olan bir grubun etki alanını genişleterek ve bunu da resmi temellere oturtmak amacı ile dernekleşme sürecine girdik� oluyor.

Blog Derneği, kuruluşundan bu yana daha çok tanışmak, üyelerin arasındaki bağı güçlendirmek ve diyaloğu arttırmak için çalışıyor. Kuruluş aşamasında bürokrasiden biraz yorulduklarını ifade ediyor Ergenç, �Tabii ortaya çıkan ve ileride gerçekleşecek faaliyetleri düşündüğünüzde bu tatlı bir yorgunluk. İki ay gibi kısa bir sürede diyalog arttırma konusunda illerimizde çalışmalar yapmaya başladık. Teşkilat başkanımız Ömer Karapınar, Anadolu"da ve İstanbul"da birçok toplantı ve çalıştay düzenledi. İstanbul, Ankara, Bursa"da düzenli toplantılar organize etmeye başladık� diyor.

Öncelikli hedeflerinin blogların içerik kalitesini arttırmak olduğunu söylüyor. Kaliteli, faydalı birçok blog var ancak bunları diğerlerinden ayırmak zor. İşte dernek bu ayrımı yapmayı da hedefliyor. Böylece gerçek üretimlerin değeri de artacak. Ergenç, blog yazarlığının desteklenmesi gerektiğini vurguluyor. Yeni ve farklı disiplinlerden içerik üreten blog yazarlarının ülkemize kazandırılması ve internet yayıncılığının gelişmesine katkı sağlanması da amaçlarından biri. �Böyle büyük bir nüfusa sahip bir ülkede ifade özgürlüğünün samimi bir şekilde uygulanabilmesi için de blog yazarlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz� diyor Ergenç. Blogları, bilgi paylaşımı alanında yeni dünyanın yeni yayınları olarak tanımlıyor.

Türkiye"de de blog yazarı sayısı hızla artıyor. Ergenç"e göre bu artış, insanların paylaşmayı sevmesi ve özgür bir ortamda sansürsüz yazabilmesinden kaynaklanıyor.

Derneğe şu an kayıtlı 150 üye var. Bu sayının da her geçen gün arttığını belirtiyor Ergenç. Üye olmak isteyen blog yazarları www.blog.org.tr adresini ziyaret edebilirler.

Önce blog'unda yazdı sonra katliam yaptı


ABD'de fitness salonunu basan bir kişi ışıkları kapatıp etrafa rastgele ateş ederek 3 kişiyi öldürdü. Son kurşunu kendine ayıran saldırgan, katliam planını internetteki günlüğünde detaylarıyla yazmış

Yine ABD yine cinnet... Pittsburgh kentinde önceki gün silahıyla bir fitness salonunu basan George Sodini (48) adlı psikopat, ortalığı kan gölüne çevirdi. Pittsburgh'un banliyölerinden Bridgeville'de meydana gelen olayda Sodoni, içeriye girip ışıkları kapattı.
Ortalık kararınca etrafa rastgele ateş etmeye başlayan saldırgan daha sonra silahını kendi kafasına dayayıp tetiği çekerek hayatına son verdi.

EX AŞKI DA KURŞUNLANDI
3 kişinin öldüğü, 10 kişinin de yaralandığı olay yerinde incelemelerde bulunan polis, 'Sodini sırt çantasındaki notta kendini öldüreceğini yazmış' dedi. Öte yandan saldırı sırasında 40 kişinin içeride bulunduğu ve ölenlerden birinin Sodini'nin eski sevgilisi olabileceği belirtildi. DIŞ HABERLER

TARİHİ, SAATİ BİLE BELLİ
PITTSBURGH'TAKİ bir hukuk firmasında sistem analisti olarak çalışan George Sodini'nin, internetteki günlüğünde (blog) şu ifadeler yer alıyor:
- Bu saldırıyı daha önce yapmak istiyordum ama seçim sonuçlarını merak ettiğim için erteledim. Gerçi kimin kazandığı önemli değil. Nasıl olsa bu iş intiharla bitecek.
- İyi ki önceden yapmadım. Bu tatil günleri çok güzel. Bu işi 6 Ağustos 2009 Perşembe günü saat 8.15'te yapacağım. Bir hazırlık listesi oluşturmam lazım.
- Bunu yapmak uzun süredir aklımdaydı. Detayları da buraya yazacağım.
- Bugün fitness salonuna gittim, çok kalabalıktı. Yarın bu işi yapmak için iyi bir gün. Bir kadın sürekli bana bakıyordu, kalabalık hakkında konuşmak için yaklaştım ama o gitti. Hayat oyunlardan ibaret. Neyi değiştirirsem değiştireyim herşey aynı kalıyor. Yine her gece yalnızım.

Rus hacker’ların Gürcü operasyonu


Hacker’lar, Twitter’ı birkaç saatliğine kapatıp, Facebook’a girişleri de engellediler. Saldırılardan, LiveJournal isimli blog hizmeti veren site de nasibini aldı. Sanal saldırılar, aynı anda dünyanın birçok yerindeki binlerce kullanıcıyı etkiledi. Rus hacker’ların yaptığı tahmin edilen saldırılan hedefi ise aslında tek kişiydi: Cyxymu lakaplı Gürcü muhalif.

Susturmak istediler

Ülkesinde ve dünyada popüler bir blog (internet günlüğü) yazarı olan Cyxymu, milliyetçi tavırlarıyla ve Rusya’ya karşı yaptığı muhalefetle tanınıyor. Gerçek kimliği bilinmeyen blog yazarı, geçen yıl Rusya’nın Güney Osetya’ya girmesiyle başlayan 5 günlük savaşın ardından yazdıklarıyla, önemli bir taraftar kitlesi edinmişti. Rus hacker’ların, Cyxymu’nun yıldönümünde yazacaklarını engellemek ve onu bir günlüğüne susturmak için bu işe kalkıştığı tahmin ediliyor.

İnternet Suudi kadınlara toplumsal kısıtlamalardan uzaklaşıp geniş bir kitleye ulaşabilme imkanı sağlıyor

Harvard Üniversitesi’nin yeni yayımlanan bir araştırmasına göre, Arap dünyasındaki kadın blog yazarlarının büyük çoğunluğu Suudi Arabistan’da bulunuyor. Suudi blog yazarlarının neredeyse yarısı kadınlardan oluşuyor. Ancak Suudi Arabistan’daki kadınların yaşam koşullarını göz önünde bulundurunca araştırma sonuçları pek şaşırtıcı değil. Çünkü internet, toplumsal yaşamda pek çok engelleme ile karşılaşan Suudi kadınlar için sığınılacak bir barınak gibi.

Suudi Arabistan’da kadınlar televizyon ekranlarında ya da politikada neredeyse hiç temsil edilmiyor ve sürekli engellerle karşılaşıyorlar. Ancak internetteki blog sayfaları onlara görüşlerini sunup diğer insanlarla iletişime geçebilmeleri için ideal koşulları sunuyor.

Bloglarla seslerini duyuruyorlar

Bir kaç yıldan beri Suudi eşiyle Suudi Arabistan’da yaşayan eski ABD’li diplomat Carol Fleming, 2006 yılından bu yana “americanbedu.com” adlı kendine ait blog sayfasında yazıyor. Fleming, blog sayfalarının Suudi Arabistan’da gittikçe artan etkisini şöyle anlatıyor:

“Blogların, sesini duyurma ve belli konuların bilinmesini sağlama açısından farklı bir seçenek sunduğunu ve farklı bir buluşma noktası oluşturduğunu söyleyebilirim. Bu benim görüşüm. Bloglar gittikçe tanınıyor ve daha çok insan tarafından fark ediliyor. Ben şahsen bir kez çok şaşırmıştım çünkü kendi blogumda yayımladığım bir yazı, CNN Arap kanalında yer almıştı. Bu, benim için blogların gerçekten okunduğu ve dikkate alındığının iyi bir göstergesi.”

1980 ve 1990’lı yıllarda Suudi Arabistan halkı sadece devlet kontrolündeki iletişim araçlarına ulaşabiliyordu. Ancak internetin gelişiyle Suudi Arabistan’da pek çok şey değişti. İnsanlar artık özgürce bütün konularda bilgi alabiliyor. Sadece hükümet aracılığıyla yapılan bilgi transferiyle yetinmek zorunda kalmıyorlar.

“Biz de diğer kadınlar gibiyiz”

Ancak yaşanan medya açılımına karşın, kraliyet ailesine karşı yapılacak olası bir eleştiri gibi bazı hassas konular, ülkede hala bir tabu. Ancak Suudi blog yazarı kadınlar için daha da önemlisi alışılagelmiş klişelerden uzak bir Suudi kadın portresi çizebilmek. Eman el Nefcan adlı üç çocuk annesi İngilizce öğretmeni, yazılarını “saudiwoman.blogspot.com” adresinde yayınlıyor. Suudi blog sahibi, sayfasında İngilizce yazmayı tercih ediyor. Blog sayfasıyla daha geniş bir halk kitlesi ve yurt dışındaki insanlara ulaşmak isteyen Eman El Nefcan, internette yazı yazmak konusundaki kişisel motivasyonundan ise şöyle bahsediyor:

“Suudi kadınların, kendi kişilikleri hakkında yazarken daha çok insani taraflarını ortaya çıkarmalarını sağlamak istiyorum. Televizyonda Suudi Arabistan hakkında bir şey izleyince, sadece her yanda siyah örtü altında dolaşan insanlar görülüyor. Kimse bu örtülerin altında ne olduğunu, neler yaşandığını bilmiyor. Bizim de diğer bütün kadınlar gibi olduğumuzu göstermek istiyorum. Biz anneyiz, okuyoruz, çalışıyoruz. Biz de diğerleri gibiyiz. Belki daha farklı bir yaşam tarzına sahibiz, ancak temelde biz de sadece insanız.”

Değişimi savunan kadınlar

Suudi Arabistan toplumunun değişmesini savunan kadın blogçular da var. Carol Fleming’e göre, blogun yazıldığı dil, kadın blog yazarlarının blogu kişisel ya da toplumsal amaçla mı kaleme aldığı hakkında ipucu sağlıyor:

“Bloglarını İngilizce yazmaya karar veren Suudi kadınlar, tüm İngilizce konuşulan ülkelere yöneliyor. Benim tespitime göre, Arapça yazan Suudi Arabistan kadını, daha çok geleneksel olmaya eğilimli görülüyor. İngilizce bloglarda ise sosyal konular tartışılıyor ve zorluklar, görmek istedikleri reformlar üzerinde konuşuluyor.”

Sarah Constantine / Çeviri: Başak Sezen

Perihan Mağden, yine 'blog'unda yazmaya başladı


Can Yayınları yazarı, şair ve denemeci Perihan Mağden, internetteki 'blog' sayfasında tekrar yazmaya başladı.


İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı İki Genç Kız adı ile sinemaya da uyarlanan Mağden, okurlarıyla www.perihanmagden. net adresinde buluşuyor. Türkçe ve İngilizce 'Blog'da, en son ocak ayında bir metin kaleme alan yazarın eski yazılarına da erişmek mümkün.

Haberci Çocuk Cinayetleri adlı ilk romanı geçen yıl Hollanda ve Rusya'da basılan Mağden, bugüne kadar çeşitli şiir, deneme, köşe yazısı ve hikâyeleriyle de okura ulaşmıştı.

Sunday, May 24, 2009

Zehirli mantarlara dikkat

KIRŞEHİR Sağlık Müdürlüğü, kültür mantarları dışında mantar tüketilmemesi konusunda halkı uyardı.

Sağlık Müdürü Dr. Sadettin Doğangün, kültür mantarı dışında türü bilinmeyen mantarların zararlı olabileceğini söyledi. Beslenmede sık kullanılan yiyeceklerden olan mantarın etle aynı besleyici olduğu düşünüldüğünü anlatan Dr.Sadettin Doğangün, “Mantarın besin değeri etle aynı değildir. Kültür mantarları dışında kesinlikle türü bilinmeyen mantarları yemeyin, bu mantarlar öldürücüdür. Doğada kendiliğinden yetişen mantarları yememek gerekiyor. Türü bilinmeyen mantarların yenilmesine bağlı olarak meydana gelen mantar zehirlenmelerinde, kalp - damar bozuklukları çarpıntı, şuur bozuklukları bulantı, kusma, ishal, yüksek ateş, solunum ve dolaşım yetersizliği görülür. Böyle durumlarda en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz” dedi.

Mantarlarla ilgili doğru bilinen yanlışları değinen Sağlık Müdürü Dr. Sadettin Doğangün, satın alınacak mantarın ambalajlı olmasına, nerede üretildiğine, imal ve son kullanma tarihlerinin olup olmadığına bakılmasını önerdi. Dr. Sadettin Doğangün mantarlarla ilgili doğru bilinen yanlışları da söyle sıraladı:

“Zehirli mantar gümüş kaşıkla kaynatılırsa kaşık kararır. Sirkeli, tuzlu suda kaynatmak mantarın zehrini ortadan kaldırır. Pişirilen mantarın zehiri kaybolur. Mantar yoğurt ile yenirse zehirlemez. Kurutulmuş mantar zehirlemez. Çayırda yetişen mantar zehirlemez. Koparılınca mantarın rengi değişmezse zehirsizdir, iç kısım mavileşirse zehirlidir. Salyangozlar zehirli mantarı yemez. Ağaç üstündeki mantarlar zehirlemez. Doğada kendiliğinden yetişen mantarları zehirli veya zehirsiz olduğunu bakarak anlamak mümkün değildir. Zehirli olabilir. Güzel bir mantar yemeğinden sonra kendinizi istenmeyen bir yerde bulmamak için türü bilinmeyen zehirli mantarlar yerine kültür mantarlarını tercih edin.”

Sunday, September 07, 2008

GİZLİCAM

GİZLİCAM

En gizli kalmış videolar,gizli kamera çekimleri,klipler,gizli kamera şakaları,eğleneli videolar...

http://gizlicam.blogspot.com

Friday, August 25, 2006

Blog Analiz

Blog analiz de yer almak isteyen bloglar lütfen sitemize link verip alt kısma blog tanıtımlarını yapabilirler.